Bu şehirde kazandığım 5 dost
Posted by Ramazan Terzi | Posted in Genel | Posted on 20-06-2010-05-2008
5
Ve artık sone geldim. İyisiyle, kötüsüyle, hüznüyle, sevinciyle bu şehirden gitme zamanı geldi artık. Kazandığımız tecrübeler, öğrendiğimiz onlarca şeyler bir yana bu şehir bana tam 5 tane dost kazandırdı. Bu dostlar ki bu şehirde insana yalnızlık hissettirmeyi bırakın bu şehirden gitmeyi istemeyecek kadar değerli dostlar. Her birinin yeri farklı, her birinin bende bıraktığı etki farklı. Ama ortak bir nokta var hepsi gerçek bir dost.
Nuh Azgınoğlu:
Okul arkadaşım,iş arkadaşım,ve neredeyse ev arkadaşım. Ailesinin yanında yaşamasına rağmen her istediğimde yanımda olan kişi. Bu bölümü bitirmeme vesile olan kişi yoksa kim ders çalışacak da bana anlatacaktı
. Kayseride ki elim,ayağım,her şeyim. Elim sakatlanır “Nuh beni hastaneye götür.” Harçlar yatacaktır “Nuh benim harcı yatır.”, ödev yapılacaktır “Nuh ödevi yapıver.” Saatin hiçbir önemi yok ne zaman çağırırsan çağır anında yanında ve elinden gelenin en iyisini yapmak için daima hazır. Kendisi yetmezmiş gibi çok sevdiğim ve saygı duyduğum babası ve annesi . Bu kadar samimi ve candan insanları tanıdıktan sonra Nuh’un nasıl böyle bir kişiliğe sahip olduğunu anlamamak zor olmasa gerek. Onlar sayesinde bu memleket de aile özlemini hafiflettim diyebilirim. Ve daha neler neler. Ben bile bazen kendime sinir olurken bu adam hiçbir isteğime hayır dememiştir. Bu adamın benim gözümdeki değerini anlatmaya cümleler yetmez ama hiç olmazsa tarafımı belli edeyim dedim
. Her şey için sağol dostum…..
Faruk Bozan: Grubun neşe kaynağı, tam bir istikrar ve düzen abidesi, insan ilişkilerinde zirve yapmış yeri geldiğinde ise cıvıklaşmayı bilen (bazen abartsa da
) goç goç goçççç
. Proje arkadaşım ve projeler de dayanağım. Eğer bir projede Faruk varsa o proje her zaman biter. Bitmekle kalmaz en iyisini verir. Tam bir java Tiryakisi ve bana da bu yolda yol gösteren, önderliğimi yapan,olmazsa olmazım. Hele ki evinde misafir olursanız kendinizi Kral zannetmemeniz elde değil. “Yahu arkadaşım bu kadar da olmaz ki dedirtecek bir karşılama,ağırlama “. Hele ki o mübarek annesinin yemekleri… Ellerinden öpüyorum bu mübarek insanın. O da olmasa kayseride iyi yemek nedir bilemeyecektik. Sağolsun Varolsun. Bu Faruk denen arkadaş her şeyi arkadaşlarıyla yapmak isteyen ve arkadaşlarıyla birlikte olduğunda gözlerindeki mutluluğu rahatlıkla görebileceğiniz bir kişi. Bir gün atlar babasının arabasına
bir bakmışınız sizin en sıkıldığınız bir zamanda kapınıza dayanmış “Hadi abi biraz gezelim,kafa dağıtalım” diyerek kurtarıcınız olur. Her türlü işi layıkıyla yapabilen gördüğüm nadir insanlardan biridir kendileri. Kendisini Ankara’ da bekleyeceğim. Ayrıca benim için yaptığı sürpriz doğum günü kutlamasını hiçbir zaman unutmayacağım
.Bide optimizasyonu unutmayacağım
:)… İyi ki varsın dostum.
Ahmet Şakir Dokuz: o bir komando. O bir kitap kurdu. O bir psikopat
. Arkadaş bir insanın okuduğu kitapların sayısı bu kadar fazla mı olur yav. İddia ediyorum üniversitede herkesten fazla kitap okumuştur. Hatta kütüphane otomasyonu bile okuduğu kitapların listesini çıkaramamıştır. Düşünün artık ne kadar okuduğunu. Bir insan hedeflerini gerçekleştirmek için bu kadar mı ısrarcı olur, bu kadar mı azimli olur. Tek eksiği eğer eskaza şaka yaparsanız vereceği tepki çok ağır olabilir
eee ne de olsa adam komando beyler…… şaka bir yana o da proje arkadaşım olup zekasına hayranlık duyduğum ve ilerde olur da komando olmaktan vazgeçerse süper bir bilgisayar mühendisi olacağından şüphem yok.
Faruk Karaağaç: O da benim gibi gurbetçi
. belki de buradaki yaşam koşullarında beni en iyi anlayan kişidir. Ne de olsa aynı soru(n) larla karşı kaldık. Kişiliğine söyleyecek bir söz yok. Bir bakarsınız bu adam da bir şey yapmıyor bu projeden kalacak dersiniz sonra bir bakmışınız ki adam uçmuş. Her ince detayına kadar her şeyi düşünmüş ve karşınıza süper bir şey çıkarmış. Sürprizlerle dolu insan. Heleki son senesinde gösterdiği performans. “Aman Allahım bu da ne ”dedirtecek cinsten. Bir insan her ders için kitap gibi not çıkarır mı yav. O notlar olmasaydı baya bir sıkıntı çekerdik şüphesiz. En sevdiği aktivite yemek yemek olup yanında da arkadaşları varsa tadından doyum olmaz onun için. En üzüldüğüm nokta ise Amerikaya gidecek olmasıdır. Umarım gönül bağımızı kopmaz. Bütün başarılar seninle olsun dostum. Her iyi şeyi hak ettin sen….
Ahmet Türker: Namı diğer “Şef”. O bizim şefimiz, önderimiz
. Yaş itibariyle bizden büyük olması bizimle paylaştığı tecrübeler
geleceğimize ışık tutacaktır. Tam bir iş kolik. Bir insan bu kadar mı işine sadık olur. Gece gündüz işe gider. İlerde böyle bir elemanım olsun daha bir şey istemem herhalde
. Bir sürü sıkıntı çektiği yüzünden belli ama devamlı dik durmasını bilen kişi. Yıkılmayan adam mübarek
. Üzerinde ki sorumluluğun da farkında olan büyük şefimiz o bizim. O olmazsa bizim gibi gençler ne yapardı
. Şaka bir yana öle fazla da büyük değil bizlerden ama yaşadıklarıyla bir ortamda ağırlığını belli ediyor ve sizin dayanağınız oluyor. Sağolasın şefim sensiz bir Kayseri düşünemiyorum
.
Her şey bir yana bu dostları anlatmak cümlelere sınırlı kalamaz ama hiç olmazsa bu kadar güzel geçen yılları ve yapılan dostlukları anlatmadan geçemeyecektim. Sürçü lisan etmişsek affoluna…
OLURDA BİR GÜN YOLUNUZU BU DOSTLARLA KESİŞİRSE DÜNYANIN SAYILI ŞANSLI KİŞİLERİNDEN BİRİSİNİZDİR. HİÇ DÜŞÜNMEDEN SIRTINIZI DAYAYABİLİRSİNİZ. BENİ BU ŞANSLI KİŞİLERDEN YAPTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER DOSTLAR. İYİKİ VARSINIZ.İYİKİ VAROLACAKSINIZ………
Related Posts
No related posts were found, so here's a consolation prize: .
Paylas






eyvallah kardeşim de..sanki veda gibi olmuş bu sakınnnn!!
) ayrıca lan o partinin fikir babası bendim
))
Bu yazıya yapılacak her yorum eksiktir…
sağolasın kardeşim. Beni ve diğer arkadaşları bu kadar içtenlikle anlatman çok duygulandırdı beni. Sen de bizim için öylesin.
Sizde benim için özelsiniz şefimm